| Yazar |
Mesaj |
n0kta
İdareci

Kayıt: 27 Şub 2005
Mesajlar: 2794
|
Tarih:
Sal Ksm 01, 2005 8:28 pm |
  |
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Mevsimler ne çabuk geçiverdi
Unutmak, unutmak, unutmak.
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Yine kamyonlar kavun taşır
Fakat içimde şarkı bitti.
Cahit KÜLEBİ |
_________________ Şu boklara bok deme,
Boklar duysa ar eyler,
Zerresi boka düşse,
O boku mundar eyler. |
|
    |
 |
DiLayLa
Bitanecik


Kayıt: 24 Ağu 2005
Mesajlar: 1056
Nerden: SivaS
|
Tarih:
Sal Ksm 01, 2005 8:29 pm |
  |
ben sevmiyom istanbulu  |
_________________ **Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylasıma asık olmak icinse erken... ** |
|
  |
 |
n0kta
İdareci

Kayıt: 27 Şub 2005
Mesajlar: 2794
|
Tarih:
Sal Ksm 01, 2005 8:40 pm |
  |
bende sevmiyorum ama edebiyatçılar seviyo işte ne hikmetse... |
_________________ Şu boklara bok deme,
Boklar duysa ar eyler,
Zerresi boka düşse,
O boku mundar eyler. |
|
    |
 |
Lavinya
Bitanecik


Kayıt: 30 Ağu 2005
Mesajlar: 988
Nerden: istanbul
|
Tarih:
Sal Ksm 01, 2005 9:16 pm |
  |
ben çok seviyorum ama ayrılmak zorundayım  |
_________________ hep kardeş olacak değiliz ya yaşasın halkların sevgililiği.. |
|
   |
 |
mehmet aga
Sokak Sakini

Kayıt: 06 Arl 2005
Mesajlar: 64
|
Tarih:
Pts Hzr 12, 2006 1:52 am |
  |
BEKLE BİZİ İSTANBUL
Edip Akbayram
Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünür düşünürüm
İstanbul
Binbir direkli Haliç'inde akşamlar
Adalarında bahar Süleymaniye'nde güneş
Ey sen ne güzelsin ey kavgamızın şehri
İstanbul
Boşuna çekilmedi bunca acılar
Büyük ve sakin Süleymaniye'nle bekle
Parklarınla, köprülerinle, meydanlarınla
Bekle bizi İstanbul
Tophane'nin karanlık sokaklarında
Koyun koyuna yatan çocuklarınla bekle
Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi
İstanbul
Haramilerin saltanatını yıkacağız
Bekle o günler gelsin gelsin İstanbul
Sen bize layıksın bizde sana İstanbul
İstanbul
Boşuna çekilmedi bunca acılar
Büyük ve sakin Süleymaniye'nle bekle
Parklarınla köprülerinle meydanlarınla
Bekle bizi İstanbul
Vedat Türkali
(HİKAYESİ:Gecikmiş bir seçim haberi!
İnanılması zor, şaşırtıcı, gecikmiş (!) ama gerçek bir haberim var size. Az sonra! AKP, son belediye seçimlerinde kampanyada kullanmak üzere, bestecisinden, "sosyalizm heyecanı" içeren "Bekle Bizi İstanbul" şarkısını istemiş... Hem de ısrarla!
Şimdi, ne var; seçim sloganı olacak bir adı var! diyeceksiniz. Ama demeyin hemen! Şarkının ve şiirinin hikayesini bi hatırlarsak öyle olmadığını siz de anlayacaksınız!
Herkesin, hepimizin malumu, AK Parti, 29 Mart seçimlerini oldukça ciddiye almış, özellikle İstanbul'u cebinde hissettiği gibi pek çok (özellik
le CHP'nin kaleleri) kenti de gözüne kestirmişti... Bu arada "seçim kampanyası"na hatırı sayılır bir ciddiyet ve kararlılıkla
yüklenmiş "ikinci iktidar"ına doğru yol almaya başlamıştı.
İşte, tam kampanyaya start verildiği sıralarda AK Parti kurmayları kendilerine göre "bomba" bir şarkının peşine düştü. "Bekle Bizi İstanbul"un ve bestecisi Onur Akın'ın.
Haberler gönderildi, teklifler yapıldı -özellikle de Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu şarkıyı çok sevip istediği ve ısrarla alınmasını arzu ettiği- bilgileri verildi, ciddi bütçeler ayrıldığı söylendi ve sonunda Onur Akın'la da görüşüldü... Görüşüldü, ancak nezaket görüşmesi gibi gelip geçti saatler!
Çünkü, OnurAkın, tüm ısrarlara, tüm ricalara -ve astronomik sayılacak- paralara rağmen şarkıyı vermemişti.
"Bu şarkının ve şiirinin hikayesi başka, kesinlikle düşünmüyorum, 19 yaşımın heyecanıyla bestelediğim bir şarkının, siyasi partilerin sembolü haline gelmesini arzu etmiyorum" diye son noktayı koymuştu Akın. Yani, biz ayrı dünyaların insanlarıyız, şarkı ve şiir bir başka hayatı ve mücadeleyi anlatıyor demeye getirmişti!
Ve "Bekle Bizi İstanbul"u
"transfer" edemeyen AKP de, yoluna, "Beraber yürüdük biz bu yollarda" diye gelip geçen şarkıyla devam etti.
Peki, AKP, bu şarkıyı neden çok istemiş olabilirdi! Elbette, "Bekle Bizi İstanbul"un sözlerinde "Hep iktidara doğru gitmek isteyen bir parti"nin duygularını içeren ifadeler var, elbette, melodisi çok sevilmiş olabilir, şarkının bulunduğu albüm hatırı sayılır bir kalabalığa ulaştığından, seçim meydanlarında çalındığında kolay tekrarlanabilir bir özelliği de var. Üstüne üstlük, "Bekle bizi İstanbul" diye başlıyor, yani, geliyoruz kazanacağız! demek istiyor!
Ama... Hikayesi çok hem de çok başkaydı "Bekle Bizi İstanbul"un.
"Bekle Bizi İstanbul" Vedat Türkali'nin bir şiiriydi. Ömrü, sosyalist örgütlerde, partilerde mücadelelerde geçmiş, defalarca bu nedenle tutuklanmış, başta TKP'nin 70 yılını anlatan Güven, daha pek çok siyasi roman ve toplumsal sorunları anlatan senaryolar kaleme almış olan Türkali, bu şiiri de 1946'da yazmıştı...
Kelimenin tam anlamıyla eski tüfek ve sıkı muhalif Vedat Türkali, kayıtlara komünist tevkifatı diye geçen 40'lı yıllardaki (Milli Şef- İsmet Paşa) toplu tutuklamalar sırasında hapse girmiş, hatta, gerçek adı Abdülkadir Pirhasan yerine Vedat Türkali'yi kullanmak zorunda kalmış ve "Bekle Bizi İstanbul'u da o sırada, yani "içeride" yazmıştı. Sosyalizm ülküsüyle, zafer şarkılarıyla İstanbul'a gelme heyecanıyla...
Ve sonra, 1980'lerin ortalarında, -o sıralarda üniversitelerde, 1 Mayıs'larda, grev çadırlarında şarkılar türküler söyleyen- gencecik bir müzik adamı olan Onur Akın da, bu şiiri, satır aralarından yakalayıp bestelemişti... Akın, o günden bugünlere, bestelerine besteler katmış, konserler üstüne konserler vermiş, albüm üstüne albüm çıkarmış, milyonların sevgisini kazanmış ve her konserinde, konuk olduğu her TV programında "Bekle Bizi İstanbul'u söylemeye devam etmişti. Sözlerine, şairine ve hikayesine saygıyla.
Şimdi, sanmıyorum ama AKP kurmayları "bu hikaye"yi biliyor muydu?
Eğer biliyor iseler, şiirde sözü edilen "haramiler"le, günümüzün haramilerini ya da zafer (devrim) şarkılarıyla- kendi şarkılarını nasıl harmanlayıvereceklerdi?
Bir de işin kavga kısmı var... Türkali, İstanbul'u "sosyalizm kavgalarının şehri" diye tanımlıyor şiirde. Manidar bir durum yani!
Kıssadan hisse, her şarkının eti yenmez bence, siyasi partiler, şarkıların, şarkı sözlerinin "ilk durak"larını öğrenmeden meydanlara koşmamalı, İstanbul'u bekletmeyeceğiz(!) diye baltayı taşa vurmamalı kanımca! Neyse, bi vesile biz şiiri hatırlatarak noktalayalım yazıyı. İyi pazarlar!
http://www.sabah.com.tr/2004/08/08/yaz85-10-116.html)
Şiirin tam metni ekşi sözlükte mevcuttur... |
|
|
  |
 |
Çerağ
KS'ye Aşık


Kayıt: 05 Arl 2005
Mesajlar: 1657
Nerden: "Merhaba" ! :-)
|
Tarih:
Sal Hzr 13, 2006 12:09 am |
  |
Vedat Türkali'nin orijinal şiiri:
"salkım salkım tan yelleri estiğinde
mavi patiskaları yırtan gemilerinle
uzaktan seni düşünürüm istanbul
bin bir direkli halicinde akşam
adalarında bahar
süleymaniyende güneş
hey sen güzelsin kavgamızın şehri
ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
bakışlarımda akşam karanlığın
kulaklarımda sesin istanbul
ve uzaklardan
ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
sen şimdi haramilerin elindesin istanbul
plajlarında karaborsacılar
yağlı gövdelerini kuma sermiştir
kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
meyvesini birlikte devşirirler
sen şimdi haramilerin elindesin istanbul
et tereyağı şeker
padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
yumurta masalıyla büyütülür çocukların
hürriyet yok
ekmek yok
hak yok
kolların ardından bağlandı
kesildi yolbaşların
haramilerin gayrısına yaşamak yok
almış dizginleri eline
bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
onların kemik yalayan dostları
onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
ve sen
ve sen haktan bahseden ortaköyün cibalinin işçisi
seni öldürürler
seni sürerler
buhranlar senin sırtından geçiştirilir
ipek şiltelerin istakozların
ve ahmak selâmeti için
hakkında idam hükümleri verilir
haktan bahseden namuslu insanları
yağmurlu bir mart akşamı topladılar
karanlık mahzenlerinde şehrin
cellatlara gün doğdu
kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
bir kalem yazın vardır
dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
söylenmez
haramiler kesmiş sokak başlarını
polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
haramilerin elinde
ve mahzenlerinde insanlar bekler
gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde
boşuna çekilmedi bunca acılar istanbul
bulutların ardında damla damla sesler
gülen çehreleri ve cesaretleriyle
arkadaşlar çıktı karşıma
dindi şakaklarımın ağrısı
bir kadın yoldaş tanırdım
bir kardeş karısı
hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
gebeliğin dokuzuncu ayında
aç kurtların varoşlara saldırdığı
tipili bir gece yarısı
sırtında çok uzak bir köyden indirdi
otuzbeş kiloluk sırrımızı
zafer kanlı zafer kıpkırmızı
boşuna çekilmedi bunca acılar istanbul
bekle bizi
büyük ve sakin süleymaniyenle bekle
parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
mavi denizlerine yaslanmış
beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
ve bir kuruşa yenihayat satan
tophanenin karanlık sokaklarında
koyunkoyuna yatan
kirli çocuklarınla bekle bizi
bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
bekle dinamiti tarihin
bekle yumruklarımız
haramilerin saltanıtını yıksın
bekle o günler gelsin istanbul bekle
sen bize lâyıksın."
Not : Belirtilen adresten kopyala-yapıştır ! ... |
_________________ İnsan için önüne çıkan bütün yollar “yürünebilir” ise, o insan artık kaybolmuştur. |
|
   |
 |
EcK
Bitanecik


Kayıt: 23 Nis 2006
Mesajlar: 930
Nerden: ---
|
Tarih:
Prş Eyl 07, 2006 6:18 pm |
  |
istanbul adına yazılabilecek en güzel şiir budur bence.ne kadar sevsem de biliyorum kötü yanları da var.sanırım gerçek sevgi onu her haliyle sevebilmek....
İstanbul Acılar Kraliçesi
İstanbul ey İstanbul ey
Ey acıların gözyaşlarının kraliçesi
İstanbul ey İstanbul ey
Ey bozgunların garip çiçeği
Bu akşam yemin ettim
Seni bir daha öpmemek için
Benki bütün duvarlarını, afişlerle donatıp
Yumruğumla kanatmıştım
Rezil bir aşktı
Bütün arkadaşları miting alanlarında
Ve mezarlıklarda bırakmıştım
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
Umudun ve direncin yorgun anası
Ve ey çıldırmak üzere olmanın çamurlu ikonası
Tırnaklarım kopuyor, Görmüyormusun
Bir benmiyim kapılarını şaşıran her yokuşun başında
Bir benmiyim ekmek arasına canına doğrayıp doğrayıp yutan
Bir kedi bile sağarken yüreğini
Telaş içerisinde yavrusuna
Ey acımasız acuze!
utan şu türbelerinden
Minarelerinden utan
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
Savaşın ve bozgunların gariban çiçeği
Ve ey teslimiyete düşmenin o hazin gerçeği
Bayraklarım kanıyor, Sormuyormusun
Kadınlarınki;
Omuzları hicran, saçları ihanet sarısı
Çocuklarınki;
Yağmur emiyor yıkılası kaldırımlarından
En ücra genlerime, alyuvarlarıma,
Kılcal damarlarıma, ruhuma kadar.Bıktım
İliklerime, gömlek ceplerime kadar sızan
Bu Allahsız yağmurundan
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
İhtişamın ve sefaletin çaresiz bacısı
Ve ey çürümenin yok olmanın amansız sancısı
Ciğerlerim çatlıyor, Duymuyormusun
Hangi pencerene çıksam
O salya sümük pezevenk suratları
Hangi caddene dökülsem
O şangur şungur düş kırıkları
Bütün bu ezginler, tükenenler, yerlere serilenler, tutunamayanlar
Sarsmıyormu seni hiç
Bunca infilak
Bunca isyan çığlıkları
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
Aldanışların ve hüznün yalancı tanrıçası
Ve ey ruhu kirlenmiş gecelerin cilveli yosması
İntihar anı geldi, beni öpmüyormusun,
Ağlamak istemiyorum, yenildim sana
Hikayenin özeti bu
Bir istimlak gibi ödedim ve çiğneyip geçtin maceramı
Şimdi ben suçlarımı didikleyen bu martı sürüsüyle
Şimdi ben hangi şehirde soğulturum zonklayıp duran bu yaramı
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
İhanetin ve ihbarların arkadan dolaşan bıçağı
Ve ey ödeşmelerin, yüzleşmelerin, erkekçe vuruşmaların kaçağı
Beni harcadın ulan!
Beni sattın
Utanmıyormusun
Yusuf Hayaloğlu |
_________________ Hiçbir sevap mutlu etmedi beni,
Seninle girdiğim günahlar kadar. |
|
  |
 |
EcK
Bitanecik


Kayıt: 23 Nis 2006
Mesajlar: 930
Nerden: ---
|
Tarih:
Sal Ekm 03, 2006 5:48 pm |
  |
Ne şiirmiş ya?KİMSE yorum bile yapamadı:P |
_________________ Hiçbir sevap mutlu etmedi beni,
Seninle girdiğim günahlar kadar. |
|
  |
 |
sinner
Yardımcı

Kayıt: 08 Ağu 2006
Mesajlar: 2527
Nerden: ankara
|
Tarih:
Sal Ekm 03, 2006 9:46 pm |
  |
kulağımda kulaklık, ve o şarkı:
bekle bizi istanbul!
daha ne diyebilirim ki?
(sonra da yılmaz erdoğan'dan ankara'yı dinleyeceğim. unutmamak lazım...) |
_________________ bir sonbahar kadar yalnız; bir kış kadar savunmasız; ya da ilkbaharsan, yolun başındaysan; asla vazgeçme... |
|
  |
 |
mrym
Bitanecik


Kayıt: 21 Eyl 2006
Mesajlar: 812
Nerden: ankara
|
Tarih:
Çrş Ekm 04, 2006 11:28 am |
  |
Hangi pencerene çıksam
O salya sümük pezevenk suratları
Hangi caddene dökülsem
O şangur şungur düş kırıkları
buna katılıyorum
istanbulu sevmiyorum sadece şiirlerde güzel buluyorum oda şairlerin anlatımından olsa gerek şiirde güzel bulma nedenimse orhan veli dir onun şiiriyle özümsemiştim ilk |
_________________
 |
|
  |
 |
karo-4
Bitanecik

.gif)
Kayıt: 08 Ağu 2006
Mesajlar: 1037
Nerden: ankara
|
Tarih:
Çrş Ekm 04, 2006 1:12 pm |
  |
İstanbul güzel şehir,bilen bilir..
İzmir,sıcak şehir..
Ankara yaşanılacak yerdir,
velhasıl bu ülke,bu yetmişsekiz ildir ve hepsi birbirinden değerlidir. |
_________________ İnsanın ömür boyunca yönelmesi gereken bir düsturu varmıdır? Bu olsa olsa iyilik ve sevgi düsturudur.Sana yapılmasını istemediğin şeyleri sende başkasına yapma. |
|
  |
 |
sinner
Yardımcı

Kayıt: 08 Ağu 2006
Mesajlar: 2527
Nerden: ankara
|
Tarih:
Çrş Ekm 04, 2006 10:51 pm |
  |
karo-4 noktayı koymuş... |
_________________ bir sonbahar kadar yalnız; bir kış kadar savunmasız; ya da ilkbaharsan, yolun başındaysan; asla vazgeçme... |
|
  |
 |
EcK
Bitanecik


Kayıt: 23 Nis 2006
Mesajlar: 930
Nerden: ---
|
Tarih:
Prş Ekm 05, 2006 1:23 pm |
  |
1-Ankara
2-İstanbul
karo-4 de haklı hepsi birbirinden güzel ama bu ikisi.Bu ikisini nlatmaya kelime yok!!! |
_________________ Hiçbir sevap mutlu etmedi beni,
Seninle girdiğim günahlar kadar. |
|
  |
 |
n0kta
İdareci

Kayıt: 27 Şub 2005
Mesajlar: 2794
|
Tarih:
Prş Ekm 05, 2006 9:56 pm |
  |
Ben şu Yusuf Hayaloğlu'nun şiirini anlayamadım bir türlü. Neden İstanbul'u kadına benzetmiş? |
_________________ Şu boklara bok deme,
Boklar duysa ar eyler,
Zerresi boka düşse,
O boku mundar eyler. |
|
    |
 |
JusT_In@
Dost


Kayıt: 13 May 2006
Mesajlar: 518
Nerden: IzmIR@
|
Tarih:
Cum Ekm 06, 2006 6:21 am |
  |
istanbul dedinizde acayip karışık acayip sorunlu bi il ama o kadar çekici geliyoki herşeyi anlatamam sebebini ben de bilmiyorum..
ayrıca karadeniz'de herhangi bir şehir,havası yeter..bu arada canım acayip balık çekti memleket gelince aklıma. mis gibi bi sazan olsa da yesek severmisin sende nOkta?  |
_________________ Ölümün çaresi bulundu!
Sahibi kimse gelsin alsın |
|
    |
 |
|
|
|
|
Sonraki başlık
Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
Tüm hakları saklıdır. KayipSokak © 2003-2007
Bu sitede PhpBB Group tarafından hazırlanmış GNU-GPL lisanslı bir sistem kullanılmaktadır.
Kayıp Sokak'ta bulunan bütün içeriğin sorumluluğu, siteye yazanına aittir.
Bu konuda Kayıp Sokak, sponsorlar ve sunucu sahibi herhangi bir sorumluluğu üstlenmemektedir.
| |