Kayıp Sokak Forum Ana Sayfası 6 kere 8'in 48 ettiğini sananlara sesleniyoruz!..
Sokak 5. yaşında!
yeni nesil kayipsokak.com 5 Eylül 2008'de...
Bu sitede "chat dili" kullanmak yasaktır!..
iletişim: ilgilikisi[@]kayipsokak[.]com
 Yardım   Arama   Sokak Sakinleri   Gruplar   Sokak Sakini Ol   Hesabım   ÖM için Giriş!   Giriş
  ~ Kültür, sanat, eğlence, yaşam    ~ Çevrimiçi Olanlar    ~ Ziyaretçilere Duyuru !    ~ Doğum Tarihimiz    ~ Biz Hepimiz...   
~ Forum    ~ İlk İletiler    ~ Sohbet Oyunları    ~ Dumurlar    ~ İtiraflar    ~ Fıkralar   
 Han Duvarları Sonraki başlık
Önceki başlık
Yeni Başlık GönderCevap Gönder
Yazar Mesaj
n0kta
İdareci


Kayıt: 27 Şub 2005
Mesajlar: 2794

MesajTarih: Pzr Ekm 16, 2005 2:59 pm Alıntıyla Cevap VerBaşa dön

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyorum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya
İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!
Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları,
Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,
Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...
Ellerim takılırken rüzgarların saçına
Asıldı arabamız bir dağın yamacına,
Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık,
Yalnız arabacının dudağında bir ıslık,
Bu ıslakla uzayan, dönen kıvrılan yollar.
Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar
Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.
Gökler bulutlanıyor, rüzgar serinliyordu.
Serpilmeye başladı bir rüzgar ince ince,
Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince
Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi
Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi
Gurbet beni muttasıl çekiyordu kendine
Yol, hep yol, daima yol... bitmiyor düzlük yine.
Ne civarda bir köy var, ne bir evin hayali
Sonunda ademdir diyor insana yolun hali,
Arasıra geçiyor bir atlı, iki yayan
Bozuk düzen taşların üstünde tıkırdıyan
Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor,
Uzun yollar bu sesten silkinerek yatıyor...
Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine
Uzanmış kalmışım yaylının şiltesine,
Bir sarsıntı... uyandım uzun süren uykudan;
Geçiyordu araba yola benzer bir sudan
Karşıda hisar gibi Niğde yükseliyordu,
Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu;
Ağır ağır önümden geçti deve kervanı,
Bir kenarda göründü beldenin viran hanı.
Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri
Atlarımız çözüldü, girdik handan içeri
Bir deva bulmak için bağrındaki yaraya
Toplanmıştı garipler şimdi kervansaraya.
Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı
Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı,
Bir pırıltı gördü mü gözler hemen dalıyor,
Göğüsler çekilerek nefesler daralıyor,
Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı
Her yüzü çiziyordu bir hüzün kırışığı,
Gitgide birer ayet gibi derinleştiler
Yüzlerdeki çizgiler, gözlerdeki çizgiler...
Yatağımın yanında esmer bir duvar vardı,
Üstünde yazılarla hatlar karışmışlardı;
Fani bir iz bırakmış burda yatmışsa kimler,
Aygın baygın maniler, açık saçık resimler...
Uykuya varmak için bu hazin günde, erken,
Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken
Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı;
Bu dört mısra değil, sanki dört damla kandı
Ben garip çizgilerle uğraşırken başbaşa
Raslamıştım duvarda bir şair arkadaşa;
"On yıl ayrıyım Kınadağı'ndan
Baba ocağından yar kucağından
Bir çiçek dermeden sevgi bağından
Huduttan hududa atılmışım ben"
Altında da bir tarih. Sekiz mart otuz yedi..
Gözüm imza yerinde başka ad görmedi.
Artık bahtın açıktır, uzun etme arkadaş!
Ne hudut kaldı bugün, ne askerlik, ne savaş;
Araya gitti diye içlenme baharına,
Huduttan götürdüğün şan yetişir yarına!
Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk
Soğuk bir mart sabahı... Buz tutuyor her soluk
Ufku tutuşturmadan fecrin ilk alevleri
Arkamızda kalıyor şehrin kenar evleri
Bulutların ardında gün yanmadan sönüyor,
Höyükler bir dağ gibi uzaktan görünüyor...
Yanımızdan geçiyor ağır ağır kervanlar,
Bir derebeyi gibi kurulmuş eski hanlar
Biz bu sonsuz yollarda varıyoz, gitgide,
İki dağ ortasında boğulan bir geçide
Sıkı bir poyraz beni titretirken içimden
Geçidi atlayınca şaşırdım sevincimden
Ardımda kalan yerler anlaşırken baharla
Önümüzdeki arazi örtülü şimdi karla
Bu geçit sanki yazdan kışı ayırıyordu
Burada son fırtına son dalı kırıyordu
Yaylımız tüketirken yolları aynı hızla
Savrulmaya başladı karlar etrafımızda
Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü;
Kar değil, gökyüzünden yağan beyaz ölümdü...
Gönlümde can verirken köye varmak emeli
Arabacı haykırdı *İşte Araplıbeli*
Tanrı yardımcı olsun gayri yolda kalana
Biz menzile vararak atları çektik hana.
Bizden evvel buraya inen üç dört arkadaş
Kurmuştular tutuşan ocağa karşı bağdaş
Çıtırdayan çalılar dört cana can katıyor
Kimi haydut kimi kurt masalı anlatıyor
Gözlerime çökerken ağır uyku sisleri
Çiçekliyor duvarı ocağın akisleri
Bu akisle duvarda çizgiler beliriyor
Kalbime ateş gibi şu satırlar giriyor
"Gönlümü çekse de yarin hayali
Aşmaya kudretim yetmez cibali
Yolcuyum bir kuru yaprak misali
Rüzgarın önüne katılmışım ben"
Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı
Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı
Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde
Ben üç mevsim değişmiş görüyordum üç günde
Uzun bir yolculuktan sonra İncesu'daydık
Bir han yorgun argın tatlı bir uykudaydık
Gün doğarken bir ölüm rüyasıyla uyandım.
Başucumda gördüğüm şu satırlarla yandım!
"Garibim namıma Kerem diyorlar
Aslı'mı el almış haram diyorlar
Hastayım derdime verem diyorlar
Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben"
Bir kitabe kokusu duyuluyor yazında
Korkarım yaya kaldın bu gurbet çıkmazında
Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı!
Bahtına lanet olsun aşmadıysan bu dağı!
Az değildir, varmadan senin gibi yurduna
Post verenler yabanın hayduduna kurduna!
Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu
Hancı dedim bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?
Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,
Dedi
Hana sağ indi ölü çıktı geçende!
Yaşaran gözlerimde her şey artık değişti
Bizim garip Şeyhoğlu buradan geçmemişti...
Gönlümü Maraşlı'nın yaktı kara haberi.
Aradan yıllar geçti işte o günden beri
Ne zaman yolda bir hana raslasam irkilirim,
Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim
Ey köyleri hududa bağlayan yaslı yollar
Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!
Ey garip çizgilerle dolu han duvarları
Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!...

Faruk Nafiz Çamlıbel

_________________
Şu boklara bok deme,
Boklar duysa ar eyler,
Zerresi boka düşse,
O boku mundar eyler.

En son n0kta tarafından Pts Ekm 17, 2005 5:35 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Kullanıcı bilgilerini görÖzel mesaj gönderMSN MessengerICQ Numarası
Lavinya
Bitanecik
Bitanecik


Kayıt: 30 Ağu 2005
Mesajlar: 988
Nerden: istanbul

MesajTarih: Pts Ekm 17, 2005 11:17 am Alıntıyla Cevap VerBaşa dön

çok güzel faruk abimizi saygıyla anıyoruz smile

_________________
hep kardeş olacak değiliz ya yaşasın halkların sevgililiği..
Kullanıcı bilgilerini görÖzel mesaj gönderMSN Messenger
UguG
Kayıp Sokak Prensi:p
Kayıp Sokak Prensi:p


Kayıt: 27 Şub 2005
Mesajlar: 3355
Nerden: Ankara

MesajTarih: Pts Ekm 17, 2005 2:17 pm Alıntıyla Cevap VerBaşa dön

Faruk Nafiz Çamlıbel Milli Edebiyat Dönemimizin usta şairlerinden.. Anadolu nun güzelliklerini, yurt sevgisini falan konu olark işler. nazım birimi yoktur. 7+7=14 hece ölçüsünü kullanmış bu şiirinde. Han Duvarları şiiri eserine ismi veren şiirdir, hatta büyük bir yapıttır.

_________________
değişik bir şeyler oku ?

-> alternatif blog: iksdf.com
Kullanıcı bilgilerini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etAIM AdresiYahoo MessengerMSN MessengerICQ Numarası
Lavinya
Bitanecik
Bitanecik


Kayıt: 30 Ağu 2005
Mesajlar: 988
Nerden: istanbul

MesajTarih: Pts Ekm 17, 2005 4:01 pm Alıntıyla Cevap VerBaşa dön

dersimiz edebiyat big grin

tşk uğur bilmeyenler öğrensin

_________________
hep kardeş olacak değiliz ya yaşasın halkların sevgililiği..
Kullanıcı bilgilerini görÖzel mesaj gönderMSN Messenger
n0kta
İdareci


Kayıt: 27 Şub 2005
Mesajlar: 2794

MesajTarih: Pts Ekm 17, 2005 4:52 pm Alıntıyla Cevap VerBaşa dön

aynı zamanda edebiyatımızın en uzun şiiri olarak da bilinir big grin

_________________
Şu boklara bok deme,
Boklar duysa ar eyler,
Zerresi boka düşse,
O boku mundar eyler.
Kullanıcı bilgilerini görÖzel mesaj gönderMSN MessengerICQ Numarası
Beser
Sokak'tan Biri
Sokak'tan Biri


Kayıt: 17 Ksm 2005
Mesajlar: 220
Nerden: Ankara

MesajTarih: Cmt Ksm 26, 2005 2:43 am Alıntıyla Cevap VerBaşa dön

Canlar,

H_Recai ağabey bu şiiri çok büyük emekler vererek bestelemişti. Bu vesile ile kendisine saygı ve muhabbetlerimi gönderiyorum.

_________________
Aşkın pazarında canlar satılır,
Satarım cânımı alan bulunmaz.
Yûnus öldü diye sâlâ verirler,
Ölen hayvân imiş Âşıklar ölmez.
Kullanıcı bilgilerini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönder
garip
Sokak Sakini
Sokak Sakini


Kayıt: 29 May 2007
Mesajlar: 60

MesajTarih: Pts Ağu 27, 2007 12:51 am Alıntıyla Cevap VerBaşa dön

Dudaklarımda yaşayamadığım
Çocukluğumun, gençliğimin şiiri
Dört yanım hüsran
Dört yanım yalan
Dört yanım hüzün
Dört yanım isyan!

Yanık bir şarkıda dolar bakışlarım
Annemin ellerini arıyor avuçlarım

Beni anneme götürün
Ağlamak istiyorum dizlerinde
Beni anneme götürün
Anlarsa beni bir o anlar
Beni anneme götürün

Vazgeçtim bütün saltanatından,
Sevdalarından köhne dünyanın
Ne dostta vefa
Ne aşkta huzur
Her gün bir kahpelik
Kalbimden vurur!

Yıkılır kalırım bu sağır akşamlarda
Önümde dağ gibi bir yalnızlık
İçimde yıllanmış yorgunluklar
Unutulmuş eski bir adrese çıkar yollarım
Çayımın ilk yudumunda o
Sigaramın son nefesinde o
Anlarsa beni bir o anlar
Beni anneme götürün!


Ahmet Selçuk İlkan
__________________ frown
Kullanıcı bilgilerini görÖzel mesaj gönder
mad_queen
Geçen Biri
Geçen Biri


Kayıt: 06 May 2007
Mesajlar: 11
Nerden: Ankara

MesajTarih: Pts Ağu 27, 2007 1:25 am Alıntıyla Cevap VerBaşa dön

Vazgeçtim bütün saltanatından,
Sevdalarından köhne dünyanın
Ne dostta vefa
Ne aşkta huzur
Her gün bir kahpelik
Kalbimden vurur!


Teşekkürler çok güzel bi şiir...Ahmet Selçuk İLKAN'ın sevdiğim şiirlerinden biri...Ellerine sağlık.

_________________
HARLIĞIN HAYATIMA NE KATTI Kİ YOKLUĞUN CANIMI ACITSIN......!
Kullanıcı bilgilerini görÖzel mesaj gönder
garip
Sokak Sakini
Sokak Sakini


Kayıt: 29 May 2007
Mesajlar: 60

MesajTarih: Prş Ekm 04, 2007 2:30 am Alıntıyla Cevap VerBaşa dön

Ahmet selcuk ilkanın şiirlerini bende çok beyenerek okurum tşkler. smile
Kullanıcı bilgilerini görÖzel mesaj gönder
garip
Sokak Sakini
Sokak Sakini


Kayıt: 29 May 2007
Mesajlar: 60

MesajTarih: Prş Ekm 04, 2007 2:36 am Alıntıyla Cevap VerBaşa dön

Gezdiğim her yerde hatıran dolu ( AYRILACAĞIM )
Bilmem ki ben nasıl unutacağım
Ne yazık bu aşkın yok başka yolu
Yarın bu şehirden ayrılacağım

O mahzun yüzüne son defa bakıp
Bütün anıları sana bırakıp
Bu dertli, bu garip başımı alıp
Yarın bu şehirden ayrılacağım

Aldırma görürsen yaşlar gözümde
Şarkımız olacak yine dilimde
Mektubun cebimde, resmin elimde
Yarın bu şehirden ayrılacağım

Bir kilit vurarak aşka, sevgiye
Bir çizgi çekerek senli maziye
Dönmemek üzere artık geriye
Yarın bu şehirden ayrılacağım

AHMET SELÇUK İLKAN
Kullanıcı bilgilerini görÖzel mesaj gönder
Mesajları göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder




Sonraki başlık
Önceki başlık

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


 Forum Seçin:   



Tüm hakları saklıdır. KayipSokak © 2003-2007
Bu sitede PhpBB Group tarafından hazırlanmış GNU-GPL lisanslı bir sistem kullanılmaktadır.
Kayıp Sokak'ta bulunan bütün içeriğin sorumluluğu, siteye yazanına aittir.
Bu konuda Kayıp Sokak, sponsorlar ve sunucu sahibi herhangi bir sorumluluğu üstlenmemektedir.
eXTReMe Tracker